Sinire Yakın Gömülü 20’lik Diş Çekimi ve Tomografi
20’lik dişler, çenede en son süren ve çoğu zaman yeterli yer bulamadığı için gömülü kalan dişlerdir. Özellikle alt çenede bulunan gömülü 20’lik dişler, alt alveolar sinir olarak adlandırılan ve dudak ile çene bölgesine his sağlayan sinire yakın konumlanabilir. Bu durum, diş çekimi planlanırken özel değerlendirme ve ileri görüntüleme yöntemlerini zorunlu kılar.
Sinire yakın gömülü 20’lik diş çekimlerinde en önemli amaç; dişi güvenli şekilde uzaklaştırırken sinir yapısının zarar görmesini önlemektir. Bu noktada tomografi (CBCT), cerrahi planlamanın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Gömülü 20’lik diş nedir?
Gömülü 20’lik diş; çene kemiği veya diş eti altında kalan, normal sürme yolunu tamamlayamayan diştir. Bu dişler:
- Tam gömülü (kemik içinde tamamen kapalı),
- Yarı gömülü (kısmen diş etiyle örtülü),
- Yan yatık, dik veya ters pozisyonda
bulunabilir. Özellikle alt çenedeki gömülü 20’lik dişler, anatomik olarak sinir kanalıyla yakın ilişkide olabilir.
Alt çene siniri (alveolar sinir) neden önemlidir?
Alt alveolar sinir; alt dudak, çene ucu ve alt dişlere his sağlayan önemli bir sinirdir. Bu sinirin zarar görmesi durumunda:
- Dudakta ve çenede uyuşukluk,
- Karıncalanma veya hissizlik,
- Nadir durumlarda kalıcı his kaybı
görülebilir. Bu nedenle sinire yakın diş çekimleri, standart diş çekimlerinden farklı olarak daha dikkatli planlanmalıdır.
Sinire yakın gömülü 20’lik diş nasıl anlaşılır?
İlk değerlendirme genellikle panoramik röntgen ile yapılır. Ancak panoramik röntgen, sinir ile diş arasındaki mesafeyi her zaman net olarak göstermez. Aşağıdaki bulgular sinire yakınlığı düşündürebilir:
- Diş köklerinin sinir kanalını örtüyor gibi görünmesi,
- Sinir kanalında daralma veya yön değişikliği,
- Diş köklerinde koyulaşma veya kesinti izlenmesi.
Tomografi (CBCT) neden gereklidir?
Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT), diş ve sinir arasındaki ilişkiyi üç boyutlu olarak değerlendirmeyi sağlar. Bu sayede:
- Sinirin diş köklerine olan gerçek mesafesi,
- Sinirin dişin önünden mi arkasından mı geçtiği,
- Diş köklerinin siniri sarıp sarmadığı
net şekilde görülebilir. Tomografi, cerrahın hangi teknikle ve ne kadar kemik kaldırarak çalışacağını önceden planlamasına olanak tanır.
Sinire yakın 20’lik diş çekimi riskli midir?
Risk, dişin konumu ve sinirle olan ilişkisine göre değişir. Sinire temas eden veya çok yakın olan dişlerde, çekim sonrası geçici uyuşukluk riski vardır. Ancak:
- Tomografi ile yapılan doğru planlama,
- Deneyimli bir çene cerrahı tarafından uygulanan cerrahi,
- Gerekli durumlarda alternatif tekniklerin tercih edilmesi
bu riski önemli ölçüde azaltır.
Alternatif cerrahi yaklaşımlar
Koronektomi (diş köklerinin bırakılması)
Sinire çok yakın vakalarda, dişin sadece kron (üst) kısmının alınarak köklerin yerinde bırakılması tercih edilebilir. Bu yönteme koronektomi denir. Amaç, sinire zarar verme riskini minimuma indirmektir.
Aşamalı ve kontrollü cerrahi
Dişin parçalara ayrılarak kontrollü şekilde çıkarılması, hem kemik kaybını azaltır hem de sinir üzerindeki baskıyı minimize eder.
Çekim sonrası uyuşukluk normal midir?
Sinire yakın gömülü 20’lik diş çekimlerinden sonra bazı hastalarda geçici uyuşukluk görülebilir. Çoğu vakada bu durum:
- Günler veya haftalar içinde azalır,
- Aylar içinde tamamen düzelir.
Kalıcı his kaybı nadirdir ve genellikle çok ileri anatomik risk taşıyan vakalarda görülür.
Çekim sonrası nelere dikkat edilmelidir?
- İlk günlerde soğuk uygulama yapmak,
- Hekimin verdiği ilaçları düzenli kullanmak,
- Sigara ve alkolden kaçınmak,
- Ağız hijyenine özen göstermek,
- Kontrol randevularını aksatmamak
iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler.
Sonuç olarak
Sinire yakın gömülü 20’lik diş çekimleri, doğru görüntüleme ve deneyimli cerrahi yaklaşım ile güvenli şekilde yapılabilir. Tomografi, bu sürecin en önemli basamaklarından biridir ve gereksiz risklerin önüne geçilmesini sağlar.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Kesin tanı ve kişiye özel tedavi planlaması için mutlaka diş hekiminize başvurunuz.